ahşap oyuncak-mağaza

Tahta oyuncak, akıl oyunları, tahta kitler, yapı tuğlaları, müzik çanları için... www.ahsapoyuncak.web.tr

12 Nisan 2014 Cumartesi

Soma Küp- "Yaşam Dönüşümdür" oyunu

                 SOMA  KÜBÜ -YAŞAM  DÖNÜŞÜMDÜR oyunu

Soma küp 1936 yılında  Danimarkalı bir matematikçi ve şair Piet Hein tarafından bulunmuş. Adını Hindistan'da yetişen, zaman ve mekanı unutturacak  uyuşturucu etkisi yapan bir bitkiden almakta. http://www.fam-bundgaard.dk/SOMA/HISTORY.HTM 
Soma farklı şekillerdeki,    7    parçadan  oluşan bir 3-D puzzle yüzlerce anlamlı şekil  yapılabiliyor, . Bunlardan biri de küp.  2005 de Şule Şenol tarafından Buğday derneğinin başkanı ve kurucusu Victor Ananias ve başka arkadaşları ile birlikte  kurdukları Oyun, Sanat ve Zanaat derneğinin içeriğini harflerle, kelimelerle anlattığı bir oyun soma küp
“ Yaşam dönüşümdür” Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneğinin sloganı.  Oyun, Sanat ve Zanaat derneğini de anlatan oyunu Şule Şenol “yaşam dönüşümdür” olarak adlandırdı. Oyun Sanat ve Zanaat derneğinin ardından  GEL OYNA kuruldu ve T-İSTASYONU projesi oluştu. T-istasyonunun içeriğiyle öğrenilende olduğu gibi  gibi bu  oyunla da öğrenilenin   “ucu açık”, çocuk- yetişkin her yaş grubuna hitap ediyor, ve çok farklı şekilde kullanılıyor: Oyuncağımız aynı zamanda GEL OYNA  nın   temel oyunu..
Şöyle ki; Çocuklar ellerindeki tahta parçalarını hayallerinde farklı şekillere benzetiyorlar. Bizim "T"şeklinde benzettiğimiz parça onların gözünde kimi zaman gemi, kimi zaman araba, kimi zaman çekiç olabiliyor.Küçük çocuklar için ise  her bir parça tek başına  oyuncak. Ve onları birleştirince kendi içlerinde farklı bütünler oluşuyor.  Bizler de parçaları akılda tutmak için onlara harflerle birer sembolik isim verdik.  Gel Oyna'yı, oyuna, oyuncağa, eğitime, yaşama bakış açımızı şekilleri anlatırken aktarabilmek için.
  

Blog; Oyun, Sanat ve Zanaat Derneği

Gerek Gel Oyna, gerekse T-istasyonunun geçmişinde Oyun, Sanat ve Zanaat Derneği var.Gel Oyna ve T-istasyonu ile birçok yazılarımız, yayınlarımız olsa da ancak yeni blog açıyorum, ve çok kişiye ulaşmasını istiyorum. Burada 2005 yılında kurulmuş olup, maalesef daha sonra kapatılan Oyun, Sanat ve Zanaat Derneğinin  o dönem açmış olduğum bloğunu paylaşıyorum. http://oyunsanatzanaat.blogcu.com/

Küplerin Oyun Hali; Fröbel-Montessori-Waldorf

Okul....İsmim Şule, almanca  Şule (Schule) okunuşu okul demek. Şule=okul
Adımın bana verdiği bir durumdan dolayı mı, Alzheimer hastası olup, artık öğretemeyen ve öğrenemeyen annem Dürrüşehvar Ünsal’ın  çok iyi bir matematik öğretmeni olmasından mı bilmiyorum, bir şeyler öğretmeyi hep çok sevmişimdir, daha doğrusu öğrenilmesi, farkına varılması için rehberlik etmeye  bayılmışımdır.
Öğrenmenin yolunun okul, ders, kurs  olmadığını düşünen bir Şule (Schule)’yim aynı zamanda. Hele hele okul öncesi eğitim kurumlarına okul, anaokulu denmesini hiç de benimseyemedim.
Öğretmen, ders, kelimelerinin kullanılması ise  minicik çocukların sırtına bir yük, sorumluluk bindiriyor, diye  düşünmüşümdür. Birçok  okul öncesi kurumda harflerin, sayıların öğretilmesini yadırgamışımdır.
 Bir  şeyleri ayrıştırararak, kategorize ederek, didaktik öğrenme yoluna da uzak durmuşumdur, öğrenilenin hayal gücüyle bezenmesi gerektiğine inanmışımdır.
 Daha çok küçük yaşta ayrıştırılıyor renkler, şekiller, doğadaki, yaşamdaki bütünlük çocuklardan gizleniyor adeta. Adları ile öğrenilmesi isteniyor, kategorilere ayrılıyor. Oysa yaşam bir bütün, matematik bir bütün, aritmetik, geometri gibi dersler değil, matematik çok boyutlu, içinde sanat da olabiliyor, tarih de biyoloji de.

Waldorf pedagojisinin kurucusu Dr. Rudolf Steiner,  matematik  göremediklerimizi, tutamadıklarımızı somutlaştırıyor demiş.
Matematikte, en çok da okul öncesi eğitimde büyük yer tutan küpler bugünkü konumuz, ve onların hikayesi..

Bir  varmış, iki yokmuş...
Tek varmış, çok yokmuş...
İşte öyleymiş tahta küplerin oyun hali...Tahtadan küpler yüzyıllar boyunca çocukların elinde şekillenmişler, desenlenmişler, farklı farklı kullanılmışlar

.

T-ler ve Alternatif Eğitim

 T-istasyonu T lerle başlayan kelimeleri başlık edinip, birçok oyun, sanat ve zanaat   istasyonlarından oluşan,   aynı anda yetişkinler de dahil farklı yaş gruplarının katıldığı,  keyifli, eğitici, içinde  farklı ekonomik,  kültürel gruplardan bireylerin de etkileşimini  sağlayan  etkinlikler zinciri, interaktif bir sergi
                                 

10 Nisan 2014 Perşembe

2011 de EKOIQ dergisinde yayınlanan yazı; Yazıda "ondan sonra"kelimeleri sık sık kullanılmaktadır, bu da ekolojik pazarlarda uygulanan "10 dan sonra, ondan sonra" projesi ile ilgilidiEKO IQ dergisindeki yazı.

21 Aralık 2013 Cumartesi

Z kuşağı, Gel Oyna ve Mom Z

Geçen hafta Çarşamba günü Mom-Z düzenlendi. Ben birkaç kişiye “mom-Z” den bahsedince, “ o nedir” diye sonranlar oldu tabii. Mom yani  anne, “z” ise “z” kuşağı çocukları,  zamane çocukları da desek olabilir, ben de – açıkçası biraz olumsuz önyargı – ile bu etkinliğe gitmeyi aklıma koymuştum. Mom-Z  yeni kuşak annelerini etkilemek için stratejilerin anlatılacağı bir etkinlik zannetmiştim. Oysa durum farklı idi, kötü hava şartlarından dolayı, sunumun başına yetişemedim, oysa  etkinliğin organizatörlerinden sevgili arkadaşım Erdem Özel’in açılış konuşmasını dinlemek isterdim.
Benim kendi adıma etkilendiğim, Türkiye için umutlandığım birçok konuşma da gerçekleşti.  İlki  Temel Aksu’nun moderatörlüğündeki paneldi. Ben üstü örtülü bir şekilde, dolaylı yoldan pazarlarlama teknikleri ve reklamlarla anneler nasıl etkileniyor anlatılacak diye düşünmüştüm, içimden “ne kadar da fesatım” diye düşünmedim değil, çünkü ben  ve Gel Oyna reklam gibi ambalaj yerine, içeriği önemsiyorduk.   Mom Z de ön yargılarıma rağmen  ortaya çıkan, benim e birçok görüşümle örtüşüyordu.

1 Aralık 2013 Pazar

Şule Şenol ve Gel Oyna'nın Hikayesi

Şule Şenol ve Gel Oyna (T li)
Gel Oyna’nın kurucusu Şule Şenol 1963 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1982 yılında Avusturya Lisesinin Ticaret bölümünü bitirdikten sonra,  Viyana ’ya ziyaret ve  ve Viyana Ekonomi Üniversitesinde  kısa süreli bir eğitim diye başladığı Turizm bölümünü babasına söz verdiği gibi kısa sürede bitirip, fakat çabuk dönüş sözünü tutmayıp, Viyana’da kalmış, ne Turizm ne de Ticaret alanında  herhangi bir işte çalışmamıştır.  İş hayatında da genelde  Viyana’da olduğu sürece de kendisini birçok defa sosyal projelerin içinde bulmuştur. Viyana’dan sonra eşinin işi dolayısıyla eski Doğu Almanya’da Halle an der Saale’ye yerleşmiş, kızları Günsel Şenol Almanya’da ilkokula (Montessori okulu) başlamıştır.  1998 de 1,5 yıl Almanya deneyiminden sonra ailecek Türkiye’ye memlekete dönme kararı alınmış, dönüşün ardından 2 yıl geçmeden ikinci çocukları Selin Şenol dünyaya gelmiştir. 
Şenol ailesinin hayatında Selin henüz birkaç günlükken yerleştikleri Alyap sitesi  büyük yer teşkil eder. Nitekim Şule Şenol’un oyunlarla, eğitimle, ahşap oyuncakla olan serüveni de Alyap sitesinde başlar. İlk ekoloji fuarını düzenleyen Atalayman ailesi üst komşuları olunca, siteden üç arkadaş Adonis adlı bir grup kurarak ekoloji fuarına, İzmir’li bir üreticinin ahşap oyuncak  ürünleri, zeytinyağı, balmumu gibi malzemeleriyle katılmışlardır.  Daha sonra Şule Şenol ahşap oyuncak işine yoğunlaşmış, bunun dışında önce site lokalinde başlatılan çocuklarla oyun grubu çalışmalarını, kiraladığı siteye de çok yakın olan bir giriş katı dairesinde sürdürmüştür. Böylece sitedeki çocuklar da “oyunevi” diye adlandırdıkları yere gitmeye başlamış, genç bir öğretmen ile diğer velilerin de katkılarıyla oyunevi keyifli ama farklı bir öğrenmenin de gerçekleştiği, tahta ve doğal malzemelerden oyun araçlarının olduğu bir yer haline gelmiştir. Bkz. http://www.alternatifegitimdernegi.org.tr/content/view/187/85//